Türkiye’de uzun süredir tartışma konusu olan orman sınırı kaynaklı tapu iptalleri için kritik bir adım atıldı. AK Parti tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan yeni kanun teklifi, hem vatandaşların mülkiyet sorunlarını çözmeyi hem de kamu üzerindeki büyük mali yükü azaltmayı hedefliyor.
Sorunun temelinde, özellikle orman sınırlarına yakın bölgelerde yapılan kadastro çalışmaları yer alıyor. Bu çalışmalar sonucunda birçok arazi “orman” statüsüne alınırken, vatandaşların yıllardır sahip olduğu tapular iptal edildi.
Bu süreçte yüz binlerce kişi dava açmak zorunda kalırken, mülkler üzerinde satış, yatırım ve kullanım gibi haklar da büyük ölçüde kısıtlandı. Hatta bazı durumlarda vatandaşların kendi yetiştirdiği ağaçların bulunduğu alanların bile orman sayılması tartışmaları büyüttü.
Meclis’e sunulan teklif, mülkiyet sorununa köklü çözüm getirecek önemli değişiklikler içeriyor.
Tapu kayıtlarındaki orman şerhlerinin kaldırılması mümkün olacak
Daha önce iptal edilen taşınmazlar yeniden değerlendirilecek
Uygun bulunan mülkler hak sahiplerine iade edilebilecek
Devam eden davalar için kapsamlı çözüm yolu açılacak
Bazı taşınmazlar bedelsiz şekilde geçerli sayılabilecek
Ancak kamulaştırması tamamlanmış ve bedeli ödenmiş alanların kapsam dışında kalması bekleniyor.
Düzenleme, tüm iptal edilen tapuların doğrudan geri verileceği anlamına gelmiyor. Başvuru süreci sonrası her taşınmaz tek tek incelenecek.
Yapılacak değerlendirmede vatandaş lehine karar çıkarsa tapu iade edilecek. Özellikle halen devam eden davalar için bu süreç önemli bir fırsat olarak görülüyor.
Düzenlemenin yalnızca vatandaşları değil, kamu maliyesini de yakından ilgilendiren bir boyutu var.
Yetkililerin açıklamalarına göre yasa hayata geçerse devletin tazminat, faiz ve yargılama giderlerinden oluşan yaklaşık 516 milyar liralık yükten kurtulması hedefleniyor.
En çok merak edilen konulardan biri de orman alanlarının etkilenip etkilenmeyeceği.
Uzmanlara göre iade edilen alanlara karşılık yeni ağaçlandırma sahaları oluşturulacak. Böylece hem çevre dengesi korunacak hem de orman varlığında kayıp yaşanmasının önüne geçilecek.
Teklifte dikkat çeken bir diğer başlık ise DSİ’ye ait bazı arazilerle ilgili.
Yeni düzenlemeyle:
İmar içinde 400 metrekareye kadar
İmar dışında ise 4.000 metrekareye kadar
olan alanların hissedarlara rayiç bedelle satılabilmesi planlanıyor. Bu alanlar genellikle kullanılmayan sulama sahaları ve baraj koruma bölgeleri olarak öne çıkıyor.